 |  |
Dubcek'in intikamı
Ukrayna'dan Sovyetler Birliği'nin başına yükselen Nikita Kruşçev, Kremlin'in yüksek duvarlarına bitişik mezarında bugün sıkıntı ve öfkeyle dönüp duracak. Sovyetler Birliği'ni karada, havada, denizde ve uzayda dünyanın iki süper gücünden biri yapan Ukrayna kökenli Leonid Brejnev de. Çünkü "Rusya'nın kalbi" dedikleri sevgili Ukrayna'ları bugün resmen Moskova'nın yörüngesinden çıkıyor. Ya da Moskova ile Kiev arasındaki 600 yıllık göbek bağı düşmek üzere. "Portakal Devrimi"nin kahramanı, Ukrayna'yı Batı karasularına demirlemeye kararlı 50 ya- şndaki Viktor Yuşçenko bugün Devlet Başkanlığı görevine başlıyor. 50 ülkenin bu tarihi gün için Kiev'e gönderdiği temsilcilerin izleyeceği törende önce parlamentoda yemin edecek, ardından Ukraynalılar'ın Türkçe'deki gibi "Meydane" dedikleri, demokratik devrimin şanlı sayfalarının yazıldığı Bağımsızlık Alanı'nda yandaşlarına seslenecek: "Demokratik ve özgür bir ülkede yaşamanın ne demek olduğunu önümüzdeki günlerde iliklerinize kadar hissedeceksiniz."
1968'i unutmayın Brejnev'in mezar çilesi bugünle sınırlı değil; yarın da kötü bir gün bekliyor onu: Rusya'ya meydan okuyup kazanan adam Kremlin'in konuğu olacak. O Brejnev ki, 37 yıl önce, bırakın Moskova'nın yörüngesinden çıkmayı, sadece ılımlı, hatta utangaç reformlarla (Yurt dışına çıkışı serbest bırakmak, sansürü hafifletmek, dernek ve örgütlere siyasal faaliyette bulunma izni vermek, rejim muhaliflerine baskıları azaltmak gibi) ülkedeki hoşnutsuzluğun ateşini düşürmeye çalışan Çekoslavakya Komünist Partisi Genel Sekreteri Aleksander Dubcek ile onu destekleyen Cumhurbaşkanı Lutvig Svoboda'yı Varşova Paktı'nın tanklarıyla ezmişti. Mezarında dönerken o 21 Ağustos 1968 gününü de anımsayacak. İçlerinde Ukraynalı askerlerin de bulunduğu Varşova Paktı birlikleri tanklar eşliğinde Prag caddelerinde ilerlerken, KGB'nin adamları da Dubcek ve Svoboda'yı tutuklayıp Moskova'ya götürmüştü. Epey aşağılanmışlar, sonra da Brejnev'in karşsına çıkarılmışlardı. Bir metin uzatmıştı onlara Sovyetler'in Ukraynalı lideri. Varşova Paktı'nın müdahalesinin Çekoslavak halkının talebiyle yapıldığını, o nedenle meşru olduğunu onaylamalarını istiyordu. Ölüm tehditlerine kadar varan baskılar sonucu imzaladılar. Dubcek, "En son umut ölür" adını verdiği anılarında Kremlin'deki o anları "Kendimi hüzünlü, yorgun ve aşağılanmış hissediyordum" diye anlatacaktı. Dönüşte de halkına şöyle seslenecekti: "Sandığımızdan da uzun ve belirsiz bir yola girdik" Çekoslavakya müdahalesi, Brejnev'in adını taşyan doktrin doğurmuştu: "Dost komünist ülkelerden birinde rejim tehlikeye girerse, halkın talebiyle, devrimci dayanışma adına müdahale meşrudur."
Nereden nereye Brejnev sonra Putin'in Yuşçenko'ya gönderdiği kutlama mesajını okuyunca, toprakta kalan son kemikleri de sızlayacak. Çünkü o mesajla "Devrimci dayanışma"nın yerini "İyi komşuluk" ilişkileri alıyor, "Sovyetler Birliği'nin ayrılmaz parçası"nın yerini de "Eşitlik temelinde stratejik ortaklık." Ve tutuklu olarak zorla Moskova'ya getirmenin yerini ise, özgür bir ulusun saygın lideri olarak törenle karşlanmak! Şubat sonunda Bush ile Putin, Bratislava'da buluşacaklar. Bratislava? Dubcek'in memleketi. Bundan büyük rövanş olur mu? "En son umut ölür" diyordu Dubcek; düzeltme zamanı geldi: "Umut asla ölmez."
|