  |
|

'Sosyete ilahiyatçısı' eleştirilerine yanıt
"Din insanları sertleştiriyor mu?" isimli bir bilimsel toplantıya katılmıştım yurt dışında. İmam ve papaz konuşmacılar katılmıştı bu toplantıya. Çok etkileyiciydi doğrusu, ilgi ile izlemiştim. Sonunda şu kanaate varmıştım ki, insanları sertleştiren din değil, sert insanların dindarlığıdır. İnsanlar nasıl bir karaktere sahipse dindarlıkları ona göre oluyor. Affedici olan insan daha affedici oluyor, kırıcı bir insan daha kırıcı olabiliyor, sadece yönü değişiyor, kendinden saymadıklarına karşı kırıcı olmayı kendinde hak görüyor. Bu dinden gelen bir şey değildir, nefisten gelen bir şey. Bunları yazmama biriktirdiğim birkaç soru sebep oldu. Bu sorulara cevap vermemin bir yararı olur mu diye epeyce düşündüm. Biri diyor ki, sen kadınsın, senden başka sorulara cevap verecek insan mı yok, sen işlerine dön hanımefendi! Oysa benim işim tam da bu yaptığım iş, hem de yaklaşık 50 yıldır. Bir diğeri diyor ki, sen Diyanette memur musun da sorulara cevap veriyorsun? Ben, Diyanette memur olanları ve olacakları yetiştiren kurumun hocasıyım efendim. Önce İmam Hatip Okullarında, sonra Ankara İlahiyat Fakültesi'nde. Din görevlisi olacaklara, kızlara ve erkeklere ayrı ayrı olmak üzere, fakülte mescidinde uygulamalı mesleki eğitimi ilk başlatan kişi benim. İmam Hatip Okullarındaki öğretmenliğim sırasında Ankara Müftülüğü'ne bağlı olarak camilerde görev almış ilk kadın vaiz de benim, bu açıdan tanınıyorum ve gazetem böyle yazmışsa, bir mahzuru yoktur, şeref duyarım. En ünlü kadın ilahiyatçı yazmışsınız ünvanınıza, epeyce gurur kibir kokan bir yazı, demiş bir okuyucu. Bu kadarla kalsa iyi. Arkasından diyor ki, sizin gibi bir sosyete ilahiyatçısına yakışır gerçi . Çünkü nefislerin duymak istediklerini yazmışsınız . Kendisinin sosyete ilahiyatçısı yakıştırmasının sebebi neymiş, onu da yazıyor, diyor ki:
KARANFİL VE DİŞ MACUNU Bugünkü yazınızda karanfil hakkında fetva vermişsiniz, diş macunu ile dişlerini fırçalamak da orucu bozmuyor o zaman, çünkü diş macununun da gıda özelliği yoktur, bunu da yazarsınız vallahi . Bu okuyucu internete girebiliyorsa, Din İşleri Yüksek Kurulu kararlarına niçin bakmıyor, orada da aynen böyle yazıyor. Hz. Peygamber oruçlu iken misvak kullanırdı, misvak bitkisel yapıda olduğu için, ağızda bazı ince kalıntıları kalabilirdi, öyle ise diş macunu ile de dişler fırçalanırsa oruç bozulmaz. Misvak parçalarının veya suyun boğaza kaçması halinde oruç bozulur. Mealen böyle idi okuduğum, teferruatı orada bulunabilir, başka İlmihal kitaplarında da bulunabilir. Şekeri alınmış sakız çiğnemenin orucu bozmaması, karanfilin koku giderici özelliğinden yararlanmaya benzetilebilir, nitekim soru sahibi de kendi kendine benzer bir cevabı bulduğunu yazmıştı. Herkese aklı veren ve bu aklı kullanarak karar vermesini isteyen, Yaratan, kendisidir. Sonunda bu okuyucu nihayet dilinin altında gizli cümleyi de çıkarıyor ve diyor ki: Saç kısmını da örterseniz belki yazdıklarınız daha inandırıcı olur, belki... Ne diyeyim Ramazan da olsa, bazı insanlar kırıcı olmayı bırakamıyorlar, Allah affetsin.
|