|
 |
 |
 |
|
|

Kadının zor hayatları...
Aslında genç ve geç anneleri yazdığımda biliyordum, birçok kadının irkilip yazı üzerine derin derin düşüneceğini... Aslında, basit cümlelerle anlattığım şeylerin, hiç de basit olmadığının çoktan farkındaydım. Aslında biliyordum, erkeğin fark etmediği için gündeme almadığı kadın dramlarının, gündemdeki zırvalıklardan ne kadar daha can acıtıcı olduğunu... Aslında farkındaydım ki, kadının dışında kimse bilmemektedir, kadının anne olana kadar geçirdiği o çok zor süreçleri...
Kadın için hayat anne olduktan sonra zordur... Ama esasen anne olana kadar daha zordur... Kadın dramları dendiğinde, esasen aldatılan kadın hayatları, koca baskısı, kariyer sızlanması gibi konular akla gelir... Oysa kadın dramları, aldatılan kadın hayatları, koca baskısı ya da kariyer sızlanmasının çok ötesinde, evlilik öncesi ve evlilik esnası travmalardır... Kadının en büyük travmaları onlardır... Bir kadın için annelik, her şeyden ve herkesten önemlidir... Koca dayağından da önemlidir... Kariyer sızlanmasından da önemlidir... İhanetten de önemlidir... Bunu bilmeyenler, kadını hiç tanımamış olanlardır... Kadının bir şeyi söylerken, sadece söylediğine bakanlardır... Kadının bir şeyi söylerken esasen ne söylemek istediğini anlayamayanlardır... Kadın için annelik ilk ve en önemli vazgeçilmez koşuldur... O olduktan sonra her türlü belagat daha kolay atlatılır...
Onun için sadece kadınlar anlar Britney Spears'ın ya da Angelina Jolie'nın hayatta her şeyi varken neden anne olmayı bu kadar fazla önemsediğini... Sadece onlar anlar, dünyanın en seksapel kadınlarının, neden bu kadar çok anne olmaya çalıştıklarını... O seksapeliteyi kaybetme pahasına harcadıkları çabayı... Bir erkeğe "Dünyanın en seksapel erkeği olarak kalacaksın... Baba olmayı bir süre erteler misin" diye sorsanız alacağınız cevap üç aşağı beş yukarı bellidir... "Memnuniyetle..." Oysa kadın bilir ki, kendisi gibi bir başka kadın için de en önemli şey anne olmaktır... Para, pul, şöhret ve güzelliği kıskanır kadın... Ama anneliği daha fazla kıskanır kadın... Üstelik güzellikle ilgili kıskançlıklarını belli etseler de, annelikle ilgili kıskançlıklarını kolay belli edemezler...
Güzel daha doğrusu kaderi güzel bir adamdan çocuk sahibi olmak için yaşanan kadın dramları gerçek dramlardır... Çünkü bir kere kaderi güzel bir erkek bulmak zordur... Kaderi güzel bir erkeği bulsa da, o kaderi güzel erkeğin onu anne olarak seçmesi daha bir zordur... İkisi de birbirini seçse, arada başka engellerin çıkıp çıkmayacağı kuşkuludur... Genç kadınların güzel ve diri oldukları, ve onun için erkek ilgisi çekip, mutlu oldukları sanılır... Yanlıştır... Genç kadın hayatının temel amacı olan anneliği tatmadığı için, henüz güvensizdir... Hayatının en önemli avını henüz gerçekleştirmemiştir... Arayış içindedir... Arayış zaman zaman dramatikleşir... Trajik terk edilişler, kaybedilen sevgililer ve direkten dönen durumlar vardır. Bunları bilmeyen erkekler, kadın sorunlarını aldatılma kaygıları, kariyer sızlanmaları ya da koca baskıları zanneder... Zannettikleri için kadını anlamazlar... Anlamadıkları için, kadının esas sorunun peşinden değil, bir aldatmacanın peşinden giderler... Mahzuru yoktur... Çünkü zırvalamak herkesten çok erkeklere mahsustur...
|
|
 |
|
|
|
|
|
 |
|