|
 |
 |
 |
|
|
Christoph Daum: "Biz (Türkiye) AB'ye gireceğiz..."
Fenerbahçe uçağında bir "oturma düzeni" varmış. Örneğin: "1-A" da sadece Başkan Aziz Yıldırım otururmuş. Eğer o hafta Aziz bey deplasman maçına gitmezse "1-A" boş tutulurmuş. Yöneticilerden hiç kimse "Başkan'ın koltuğuna" oturmazmış.
Çaykur Rizespor maçından sonra, Fenerbahçe kafilesi ile birlikte Rize'den Trabzon'a geçtik... Otobüsle. Saat 23.45'te de Trabzon'da Fenerbahçe uçağına bindik. Aziz Yıldırım yoktu. İkinci Başkan Nihat Özdemir, diğer Fener yöneticilerine döndü: - Yavuz bey "1-A" da oturacak... Sayın Başkan'ın yerinde. "Yapmayın... Gerek yok" falan dedikse de, dinletemedik. Kendimizi "1-A" da bulduk.
Trabzon-İstanbul uçuşu 1.5 saat. Bu sürede ne yapılır? Bol bol sohbet. Bizim gibi "ilk sırada" oturan Christoph Daum'u yakından tanıma fırsatı bulduk. "Bizim işimiz" futbol değil. O nedenle Hoca ile "spor dışı konuları" konuştuk.
- Türkiye'nin nerelerini gezdiniz, gördünüz bay Daum? - Bana gezmediğim yerleri sorun... Türkiye'nin yüzde 70'ini dolaştım. - Bu kadar iyi bildiğinize göre, Türkiye'nin AB üyeliği için ne diyorsunuz? - Biz Türkiye olarak çok reform yaptık... Hayli mesafe aldık. Christoph Daum Türkiye'den, Türkler'den bahsederken hep "biz" dedi. Uçak, Sabiha Gökçen Havaalanı'na inene kadar.
Daum: - Çıkardığımız yasaların yaşama geçirilmesi biraz zaman alabilir... Türkiye AB'ye girebilecek bir ülke... Türk insanı da, Türkiye'yi yönetenler de AB konusunda hem istekli, hem de samimi. - Bir ara "Alman seçimlerinden" söz açıldı. Sorduk: - Almanya'ya, oy kullanmaya gidecek misiniz? - Oyumu, Türkiye'de kullanacağım. - Alman seçimlerinde sonuç ne olur? - Başbakan Schröder'in başarılı olduğunu söylemek güç... Ama muhalefet lideri bayan Merkel de Başbakanlık için yeterince hazır değil. - Öyleyse nasıl bir sonuç çıkar? - Bilemiyorum... Alman halkı bir değişim istiyor.
Sonra yine "AB sohbeti." Daum üstüne basa basa konuştu: - Ya gireceğiz ya da gireceğiz... Türkiye olarak AB'ye mutlaka gireceğiz.
|
|
 |
|
|
|
|
|
 |
|