  |
|
Ya aynı kadını sevdik..
Pazar günü Mina'ya mektup yazmıştım.. İkincisini de önümüzdeki pazara yazacağımı söyledim.. 3 gündür herkes Mina'nın "yalan"ını merak ediyor.. Cem isimli okuyucum (soyadı bende saklı, kendisinden izin almadığım için vermiyorum), "Ya aynı kadını sevdik, ya anılarımı çaldınız ya da bütün kadınlar aynı Reha Bey" demiş ve benim mektubuma kendi hayatıyla devam etmiş.. Cem'in "aynı kadını mı sevdik, anılarımı mı çaldınız" dediği yazıdan bir bölüm.. Mina da aynı mıydı?... Bilmem.. Onun mektubu pazara devam edecek.. Şimdi biraz Cem konuşsun.. "Siz durun ben devam edeyim hikayenin geri kalanına.. Beklemiyordunuz yalan söylemesini hiç.. Çünkü o farklıydı yapamazdı, yapmazdı bunu, o yalan söyleyemezdi hem zaten sizi çok seviyordu. Aslında siz en baştan söylemiştiniz yalan söylerse, bu ilişkinin yürümeyeceğini.. Ama olmadı o yaptı bunu hazmedemediniz, anlam veremediniz, "nasıl yapar"larla savaştınız kendi içinizde, sonra bir daha olursa biter dediniz kendi kendinize, üstelik bunu ona da söylediniz.. Sonra mı, sonra tekrar oldu ama siz bitiremediniz... Sonra tekrar oldu gene bitiremediniz, suçu bu defa kendinizde aramaya başlamıştınız acaba ben mi sebep oluyorum diye... O ise sözler verip yeminler ediyordu, bunun bir daha tekrarlanmayacağına, ama hep oluyordu siz hep yakalıyordunuz o yalanları . Bitiremiyordunuz bir türlü, hazmedemiyordunuz, kendinizi onun avucunun içinde hissetmeye başlıyordunuz ama terk edemiyordunuz.. Hiç bitmedi... Siz onun ilk baştaki halini, saflığını, masum yüzünü sevmiştiniz... O tam kafanızdaki kalıplara oturuyordu... Sonra fark ettiniz ki, öyle biri hiç olmamıştı, siz onu değil içinizde yarattığınız kızı sevmiştiniz.. " Bu Cem'in öyküsünden bir bölüm.. Dedim ya.. Benim Mina'ya mektubum pazar günü..
|