Mizah ve sanat adı altında toplumsal hassasiyetleri ve milli değerleri hedef alan skandallara bir yenisi daha eklendi. Eski TİP Milletvekili Barış Atay ve oyuncu Bülent Emrah Parlak'ın Tunceli'de Munzur Üniversitesi'nde sahnelediği "Sabotaj" adlı sözde gösteri, bir nefret şovuna dönüştü. Rezil gösteride; devletin zirvesinden gazi Meclis'e, kutsal değerlerden milli basına kadar birçok milli ve manevi değer hedef alındı.
DEVLET BÜYÜKLERİNE ALÇAKÇA SÖZLER
Gösteri boyunca seviyeyi iyice düşüren ikili, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı ve MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi yaşları üzerinden hedef alarak alçakça ifadeler kullandı.

RABİA İŞARETİ İLE ALAY ETTİLER!
Başkan Erdoğan'ın her fırsatta dile getirdiği ve "Tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak" ilkelerini sembolize eden Rabia işareti de ikilinin çirkin saldırıların hedefi oldu. Sahnede yüzleri bile kızarmadan konuşan ikili, "Gördüğünüz gibi 4 kötülüktür, 4 zulümdür, 4 derttir, 4 beladır!" diyerek skandal ifadeler savurdu.
GAZİ MECLİS'TE İBADETHANE RAHATSIZLIĞI!
Eski milletvekili Barış Atay, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ve Meclis kampüsündeki camiyi hedef alması ise bardağı taşıran son damla oldu.

"Türkiye'nin en komik kurumu TBMM olabilir" diyen Atay, Meclis yerleşkesindeki ibadethaneden duyduğu rahatsızlığı gizlemedi. "Dışarıda cami minaresi 50 metre, Meclis'te 150 metre" sözleriyle kendince dini değerlerle alay etme çabasına girişti.
MİLLİ BASINA ÇİRKİN HAKARET!
Gösterinin bir diğer hedefi ise milli ve manevi değerlere olan hassasiyetiyle bilinen basın kuruluşları oldu. Bülent Emrah Parlak ve Barış Atay, yerli ve milli medyanın gerçekleri yazmasını hazmedemeyerek Sabah gazetesine yönelik haddi aşan sözler kullandı.
Barış Atay ve Bülent Emrah Parlak'tan rezil gösteri!
KARAMAN VALİLİĞİ BU REZİLLİĞE "DUR" DEDİ!
Türkiye'nin farklı şehirlerinde sahnelenmeye çalışılan bu provokatif organizasyona Karaman'da geçit verilmedi. Yerel basının ve kamuoyunun yükselen haklı tepkilerinin ardından Karaman Valiliği harekete geçti.

Milli ve manevi değerleri ayaklar altına alan, biletleri 850 TL'den satılan bu ticari provokasyonun Karaman ayağı valilik kararıyla iptal edildi.

KİRLİ PROVOKASYONUN ARKASINDA NE YATIYOR? MİZAH KILIFIYLA SİNSİ 'SABOTAJ'
'MİZAH ADI ALTINDA YAPILAN BU SEVİYESİZLİK KABUL EDİLEMEZ'
Prof. Dr. Zakir Avşar: Bu bir latife, şaka, mizah değil. Bunlar tamamiyle nefret suçu içeren cümlelerden oluşan bir gösteridir. En üzücü olanı bir üniversite çatısı altında gerçekleşmiş olması. Birliğin, beraberliğin olduğu bir süreç içerisinde tam bir 'suikast' gibi bu gösteriye başvurulmuş olması. Nereden baksanız yanlış, seçimle gelmiş bir diktatör olabilir mi? Sayın Cumhurbaşkanı seçimlere giriyor... Kılıçdaroğlu'na karşı kazandı Cumhurbaşkanı. Yani Tunceli'den bir adayın yarışabildiği iklimde; kazanmış olan bir Cumhurbaşkanına karşı Tunceli'de pespaye bir oyun sergilemek suretiyle tahriğe giriyorsunuz. Mizah ile bağdaşmaz, burada herhangi bir zeka yok. İnsanları güldürecek bir şey yok. Yankı odası refleksi içerisinde hareket eden insanlara yönelik bir cümleler yığını var. Burada neden rektör böyle bir şeye izin verdi? Onu çok anlamlı bulamıyorum, üzüntü verici buluyorum. Mizah altında yapılan bu seviyesizlik kabul edilebilir bir şey değil. Şöhret olmak isteyenler böyle yapıyor.
'AMAÇLARI TOPLUMDA KAMPLAŞMA YARATMAK'
Gazeteci Murat Özer: Hiciv sanatı edebiyatımızda çok kıymetli yeri olan bir husustur. Çok önemli edebiyatçılarımız vardır. Fakat söz konusu iki şahıs sanatkar değiller, bir tanesi milletvekilliği yaptı. Tunceli'nin özellikle seçilmesi iç çatışmayı körüklemek için yapıldığı çok açıktır. Her ikisinin ortak bir özelliği vardır: İkisi de Suriyeli mülteci düşmanıdır ve mezhepçidir. İkisi de Alevilik mezhebini kullanarak, Sünniler ile Aleviler arasında Türkiye'de tıpkı Suriye'de olduğu gibi bir iç çatışmanın çıkmasını ve Türkiye'nin Suriye gibi bir vaziyete dönmesi için gayret etmektedir. Tunceli'de bu işi yaparak daha da fazla tahrik etmek isteyen kişiler... Bunların borusu artık ötmüyor. Yenildiler, Suriye'de de mezhepçiler, insanlık düşmanları yenildi. Bunların çağdışı zihniyetleri yok oldu. O yüzden saldırmaya devam ediyorlar. Bunları dikkate almamak gerekiyor. Bunların hedefi toplumda kamplaşma yaratmak ve insanları birbirine düşürmektir.