Röportaj: Merve Yurtyapan
Oyuncu İnci Türkay: Ünlüler dünyasında saygıyı yitirenler var. Şöhreti kaldırmak zor bir iştir. Egolarına yeniliyorlar. Saygıyı yitirenler, mesleki hiyerarşiyi unutanlar var.
Ekranlarda sevimli anne rolleriyle görmeye alıştığımız oyuncu İnciTürkay, bu sezon izleyiciyi şaşırtarak atv ekranlarında yayınlanan Rengarenk dizisinde kocası tarafından aldatılmış, hırslı bir kadın olan 'Zerrin' rolüyle ekrana geliyor. Türkay, ünlüler dünyasında yaşanan ilişkileri, oğluyla iletişimini ve Atilla Saral ile yedi yıldır devam eden ilişkisini anlattı.
Dizide canlandırdığınız karakterde sizi farklı gördük. Daha ılımlı, yumuşak karakterlerde görüyorduk, bu konuda neler diyeceksiniz?
Dizide oynadığım 'Zerrin' karakteri bugüne kadar televizyonda canlandırdığım karakterlerden çok farklı. Tiyatro oyuncusuyum, tiyatroda çok çeşitli roller oynadım ama seyirci ekranda ilk kez beni böyle bir rolde gördü. Aslında bu benim ne zamandır istediğim bir şeydi ve gelen projeleri de bu yüzden reddediyordum. Ekranda sevimli, cici anne, iyi kalpli anneyi oynamaktan biraz sıkıldım açıkçası çünkü kendimi tekrar ediyordum. O yüzden 'Zerrin' karakterini çok sevdim ve keyifle oynuyorum.
Oyunculuk alanında hırslarınız oldu mu?
Benim hep kendimle hırslarım oldu yani kendimle başarımı ölçtüm. Kendi kendimi değerlendirmeye çalıştım, hiçbir zaman mukayese sevmem. Çocuğumu yetiştirirken de onu biri ile mukayese etmek hoşuma gitmez. İnsan kendisi ile mücadele ettiği zaman, kendisini aşmaya çalıştığı zaman daha başarılı olur diye düşünüyorum. Kariyer anlamında hiçbir zaman hırsım olmadı. Ben hep yaşamayı, iyi bir insan ve anne olmayı, hayattan zevk alarak mutlu, huzurlu olmayı ön planda tuttum.
Oyuncular arasında hırslara kapılmış insanlarla karşılaşıyor musunuz?
Şöhreti kaldırmak, taşımak zor bir şeydir. Ayrıca bir-iki tane dizide oynayıp meşhur olmak, ardından geri planda kalmak çok zordur, acıdır. Ben 25 yıldır bu sektördeyim. Oyuncular arasında hırslarına kapılmış çok insan var, egolarına yenilmiş olanlar var. Bir anda şöhreti kaldıramayıp tuhaf tavırlara girenler, saygıyı yitirenler, mesleki hiyerarşiyi unutanlar var. Maalesef böyle oyuncularla, insanlarla karşılaşıyoruz.