|
|
| 09 Şubat 2010 - Salı |
(Açılım ABD kaynaklı eleştirileri) Her açılımın arkasında yabancı bir el aramaktan vazgeçelim. Türkiye'nin büyüklüğünün farkında olalım. Çalışmaları, bir yabancı düşünce kuruluşunun raporlarıyla ilişkilendirmek siyasi kompleksin bir tezahürüdür, Türkiye'ye haksızlıktır, bühtandır.
(Muhalefetin, üniter yapı zarar görür, Türkiye bölünür eleştirileri) Bölünme sendromundan artık kurtulmamız gerekiyor. Bin yıldır birlikte yaşayan ve iç içe geçmiş milletimizi bölmeye kimsenin gücü yetmez, yetmeyecektir. Çünkü milletimizin hamuru kardeşlik mayasıyla yoğrulmuştur. Üniter devlet yapısının sürekli gündeme getirilmesi bizce özgüven eksikliğinin bir sonucudur. Hiç kimse devletin bütünlüğünü, milletin birliğini, resmi dilin Türkçe olduğunu, bayrağımızın ay yıldızlı bayrak olduğunu, milli marşının İstiklal Marşı olduğunu tartışmıyor.
(MHP ve CHP'nin randevu vermemesi) Bilgi sahibi olmadan üretilen siyasi polemiklerin ülkemize hiçbir faydası yoktur. Ö nümüzdeki dönemde kamuoyu baskısıyla bu partilerle görüşme gerçekleşebilir.
(Af tbeklentisi) Toplumu rahatsız edecek öneriler çözümü istememekle eşanlamlı. Af diye bir kavramı hiç zikretmedik, zikretmiyoruz. Bu işin başı silahların bırakılması ve tabii tasfiye. Bunun için çok çalışmak gerekiyor. O manâda bütün alternatifler üzerinde çalışılıyor. Bu sorumluluktan kaçanları ve çözüm sürecini tıkamaya çalışanları milletimizin vicdanına havale ediyoruz.
(Takvim) Bugüne kadarki çalışmalar taslağa dönüştürülerek, kısaorta- uzun vadeli öneriler halinde Başbakan Tayyip Erdoğan'a sunulacak. Bu taslak daha sonra Bakanlar Kurulu'nda ve AK Parti Grubu'nda değerlendirilecek. Planı yeni yasama yılının başlayacağı Ekim ayında Meclis'e getireceğiz. Çözümün adresi milletimizin kendisidir, bunun açıklanacağı yer de TBMM çatısıdır. Bu atmosfer çok önemli bir fırsattır. Bunu iyi değerlendirelim, bu fırsatı bir defa daha kaçırmayalım.
(Anayasal düzenleme) Ziyaret edilen bütün sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler anayasanın değiştirilmesiyle ilgili temennilerde bulundu. Bizim şu anda bu süreçle ilgili bir anayasa değişikliği gündemimizde yok ama Türkiye'de mevcut anayasanın değişmesiyle ilgili çok yüksek bir talep var. İnşallah siyaset kurumumuz, parlamentomuz bunu dikkate alır.
(Dağdan indirme) Orada çok karmaşık bir boyut vardır. Adalet Bakanlığı da çalışıyor, kurumlarımız da çalışıyor. Daha kapsamlı, farklı, geniş olarak çalışıyoruz. (Terör örgütü içinde Suriye, İran, Irak gibi ülke vatandaşlarına yönelik girişim olup olmadığı sorusu üzerine) Sürekli görüşülen konular. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Bağdat'a gitti. Suriye'ye geçecek. Kendisiyle uzunca bir çalışma yaptık. Tabii ki bu konular da gündeme gelecek. Bölgedeki muhatabımız Suriye, Irak, İran gibi bölge ülkeleri. (Örgütün Mahmur Kampı üzerinden tasfiye edileceği yorumları) Bu üçlü mekanizme içinde sık sık gündeme geldi, ancak olaya bütünlük içinde bakıyoruz. İnsani boyutlar açısından daha bir önemli ve farklı bir yeri var. Ama o bütünlükten artık ayırmamak gerekiyor.
(Kürtçe eğitim) Resmi dilimiz Türkçedir, eğitim dilimiz Türkçedir. Bunlar hepimizin verileridir. Biz bu konularda hiçbir açıklama yapmadık.
Muradımız bu ülkede yaşayan herkesin kendini özgürce ifade edebileceği demokratik ortamı tesis etmek.
Terör sona erecek ve Türkiye huzura kavuşacak.
Kardeşlik duyguları pekişecek.
Kalkınma için daha fazla kaynak ayrılacak.
Vatandaşımızın devletine aidiyet bağı güçlenecek.
Farklılıklar ayrışmanın değil, zenginliğin kaynağı olacak.
Demokrasimizin standartları yükselecek.
Terör prangasından kurtulan etkili bir küresel aktör olacak.
Bu, bir bölgenin ve bir kesimin değil, bütün Türkiye'nin atılımıdır, açılımıdır.
Mustafa Özyürek: Şu ana kadar biz iyi niyet temennileri dışında sayın bakandan görüşecek bir öneri duymadık. Son aşamada sayın başbakanın görüşme talebi olursa biz de oturup değerlendiririz.
Kemal Kılıçdaroğlu: Atalay en başta söylediklerini, bugün yine tekrarladı.
Osman Çakır: Bizi çok ilgilendirmiyor. Her ne açılımı diyorlarsa, bunun tarafı değiliz. Doğru olduğu kanaatinde de değiliz. Üniter devlet için tehlike yok demesi tehditleri ortadan kaldırmıyor. Süreç ve gelişmeler, akıllı insanlara ortada büyük bir tehdit olduğunu gösteriyor.
Bekir Bozdağ: Önemli bir destek var. Çalışmalar bundan sonra da devam edecektir. Sayın Bakan, muhalefete de çağrı yaptı. Kabul edilmeyen randevu talebini geri çekmediğini bunun halen geçerli olduğunu söyledi. Muhalefetle görüşme konusunda önümüzdeki günlerde gelişme olacağı anlaşılıyor.
Muhahrrem Erbey (İnsan Hakları Derneği-İHD Diyarbakır Şube Başkanı): Açıklamayı çok başarılı ve olumlu buldum.
Sezgin Tanrıkulu (Türkiye İnsan Hakları Vakfı): Kamuoyu qsomut bir şeyler bekliyor. Ama bu aşamada bunu beklemek doğru değildir.
Mehmet Emin Aktar (Diyarbakır Barosu): Somut bir şey olmasa da olumlu bulduk.
Galip Ensarioğlu (Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası-TSO Başkanı): Hükümet süreci iyi yürütüyor. Bu işi geciktirmemek gerekiyor.
Alican Ebedinoğlu (DESOB Başkanı): Anayasa değişikliği olmadan çözülmez.
Yayın tarihi:
09 Şubat 2010 - Salı
Web adresi:
/Siyaset/2009/09/01/demokratiklesme_plani_ekim_ayinda_meclise_gelecek
Tüm hakları saklıdır.
Copyright © 2003-2009, TURKUVAZ GAZETE DERGİ BASIM A.Ş.
Özgüveni eksik olanlar "açılım" peşinde koşanlardır.
01.09.2009 09:40:12 cevaplaadeamlar heralde bu ulkeyi somun ekmeğe benzetiyolar ....anlamadılar heralde sen bolmesen de adamlar bolmek istiyolar sende ekmeklerine yağ çalıyosun....
01.09.2009 09:18:53 cevaplaÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
gasteturk.comNATO Toplantısı aile fotoğrafıyla son buldu gasteturk // 05 Şubat 2010 //
İş Yaşamı
,
Yaşam
gasteturk.comİşçiler bundan sonra ne yapacak? gasteturk // 05 Şubat 2010 //
İş Yaşamı
aquaturk.net"Dünyada en zor şey marka yaratmaktır" murrtex // 03 Şubat 2010 //
İş Yaşamı